Kişiye yönelik çıkarılmak istenen bir yasa...

2006-10-19 22:20:00

Ülkemizde kişiye özel yasaları olur mu?

 

Olur mu, olmaz mı tartışmasına hiç girmeye gerek yok. Kader kurbanı Erbakan hoca ve yandaşlarının başından geçen olaylara bakınca anlarsınız ki, kişiye özel uygulamalar ve yasalar oluyor!

 

Neyse ki, hukuk adamı ve hukuk devletin kuralarını uygulamada titizliği ile dikkati çeken cumhurbaşkanı Sezer bunun farkına varıyor da, dönüyor oradan özel yasalar!

 

Kader kurbanı görüntüsü çizen Erbakan ise, kapatılan partinin mal varlığını ve bütçeden alınan paraları ortakları ile birlikte buharlaştırmışlar, hiç suçsuz insan görünümündeler. Allah karşı borçlarını kaç defa hacca gittiğini bilmediğim seyahatlerle ödemiştir. O artık süt gibi temiz, su gibi aydınlıktır. İşlemiş olduğu suçlar insanlığın gözü önünde olursa olsun, o kadar kurbanlarının takındığı tavrı takınarak mazlum rolü oynamaya devam etmektedir.

 

Adalet karşısında mazlum, üyeleri arasında hükümdar olan Erbakan ve yandaşları kendirlerini aklayan da olmazsa bir yasa ile cezaevinden üstelik buharlaştırdığı paraları ödemeden kurtulmaya çalışıyor.

 

Yılların tecrübelisi ve kaşarlanmışı Erbakan üzerine hiç mal varlığı yoktur ki, devlet onu devletleştirerek alacağını tahsil etsin. Dünyanın belki en fakir adamı, kendini İslama adamış bir mücahit!

 

Buharlaşan paralarla birlikte iktidara taşınan eski yol arkadaşları, onu düşünmüş ve bir yasa çıkarmışlardır. Uygulamaya geçememiş olan bu yasa bir şekilde CHP ve Anavatan Partisi yardımı ile kanunlaşacaktır. Mazlum görünümünü çizen Erbakan ve arkadaşları kamuoyunun vicdanında çoktan affedilmiştir. Tekerlekli sandalyeyle hastane hastane dolaşan Erbakan Cuma namazlarında başparmağı havada müminleri selamlamaktan geri durmuyor! Mücahit bir gün gelecek ak günlere götürecek Türkiye’yi ve dünyayı!

 

Kadayıfın altı kızardı mı kızarmadı mı bilmiyorum ama Erbakan ve arkadaşlarının yüzleri hiç kızarmıyor. Çünkü hedefe giden her yol mubahtır ve hırsızlık Allah adına yapıldın mı hatta sevaptır. Bu sevabı işleyen müminler ise gönül rahatlığı ile ibadet etmeye devam ediyorlar.

Ülkemizde kişiye özel kanunlar çıkarılır mı?

 

Bunu tartışmıyorum hiç, tartışılacak bir durumda yoktur. Hukuk kuralları içinde kişiye özel yasalar çıkarılmaz, belli bir zümrenin çıkarları gözetilerek düzenlemeler yapılır. Ülkemizde tüm yasalar parası olanı kollar ve korur!

 

Eh buharlaşan para birilerde olduğuna göre onu da kollamak kanunun görevidir!

 

Allah adına birilerin başının örtüsünden çıkar elde edenler ve bunu günümüze kadar iyi bir şekilde kullananlar, normal baş bağının şeklini dahi değiştirip sıkma baş yapmışlardır. Anadolu insanının takmış olduğu o eski geleneksel baş bağların yerini şimdilerde moda olan bağlama biçimleri yanında iki bez parçasının üst üste bağlanması şeklinde ideolojik bir anlam kazandırılmıştır. İdeolojik anlam kazanan bu kıyafetlerde daha çekici kılınabilmek için mankenler üzerinde kamuoyuna sunulmakta ve tavsiye edilmektedir. İnançlara bu şekilde baskı yapılarak tek tip kıyafet görünümü sunulmakta ve önerilmektedir. Bu kıyafeti takmayan inanların aslında inançsız olduğu propagandası bilinçaltına işlenmektedir. Bu kıyafetleri giyenler için özel bakımevleri, oteller, hastaneler ve ayrımcılığın olduğu her türlü ayrıcalık düşünülmekte ve uygulanmaktadır.

Ayrıma uğrayan sanki onlarmış gibi mazlum rolü oynaktalar. Aslında kendi yaptıklarının ayrımcılık olduğunun dahi farkında değillerdir. Kendilerini topluma dayatmakta ve toplum içinde zulüm gören kişiler olarak sunmaktalar. Bu bir çeşit propagandadır. Hitler iktidara gelmeden önce yandaşlarının giymiş olduğu kıyafetler ve semboller daha sonra Hitler Almanya’sının bayrağı olmuştur ve o bayrak uğruna birçok insan kanlarını toprağa bırakmıştır.  Başörtüsüne karşı değilim, fakat bu ideolojik biçim almış olan ve dayatma olarak ortaya konan biçimine karşıyım. Burada ne İslam ne de başka bir şey vardır. Uçan paralar gibi yaşamın güzellikleri de uçmakta ve belli kalıplar içinde yaşam dayatılmaktadır. Eğer o yaşama uymayan varsa kâfir oluyor bir anda!

 

Hocanın buharlaşan malvarlığı ve paraları amacına çoktan ulaşmış ve gerekli yerde katlanarak kazanılmıştır. Şimdi mazlum görünümü sergileyen yaşlı adamın hapishaneye girmesi vicdanları sızlatmaktadır. Sızlayan sadece vicdanlar mı, gelecek mi?

Geleceğe müdahale eden bu anlayış, gereğinden fazla hoşgörü ile karşılanmış ve insanların dini inançları buharlaştırılıp yeni bir biçime ve şekle sokulmaya çalışılmaktadır. Askeri disiplin içinde amaçlarına gidenler, her türlü mazlum oyunu oynamaktan da geri durmuyorlar.

 

Her inanç ve her türlü düşünce kendini eşit koşullarda ifade etme ve yaşatma hakkı vardır, mazlum olarak görünerek haklarımız gidiyor diyerek başkalarının hayatlarına müdahale eden bu tip davranışları olağan karşılamıyorum ve benim gözümde hiçbir zaman mazlum olamazlar. Onlar buharlaşan paralar ile birlikte beğenelim beğenmeyelim laik devlet yapısını da buharlaştırmaktalar!

 

Kişiye yönelik çıkarılmak istenen bu yasanın Sezer’den dönmesini önemsiyorum.


10.03.2006

ismail cem özkan

0
0
0
Yorum Yaz