Geçmişten ders çıkarıldı mı?

2006-10-19 22:26:00

Neden Dev Genç 60'lı yıllardaki başarısına bugün ulaşamıyor?

 

Bu soru nereden akılma geldi diye sorabilirsiniz, aslında o kadar da geçmişe dönüp bakma merakımda aramayın. Soruyu yöneltmemin en büyük nedeni, Fransa’da başlayan öğrenci olayları!

 

Fransa’da yaygınlaşan öğrenci eylemleri, 68 gençliğinin ilk adım attığı yerden olması sonucu, bu yeni dalga ülkemizi eskisi gibi kuşatır mı?

 

Bu konudaki düşüncelerimi oturtabilmem için, geçmişe doğru bakmak gerekti. Fakat söylenen ve söylenmiş olanları tekrarlamak yerine, farklı bir açıdan olaya bakmayı uygun gördüm.

 

Türkiye’de gençlik hareketinin ve Dev Genç'in ülke içinde gelişimi, ülkemizdeki sosyal değişimlerin bir sonucuydu. Ülkemiz o dönemde hızlı bir şehirleşme ile karşı karşıya gelmişti. Kasabalardan, köylerden şehirlere doğru bir göç sorunu ile karşı karşıya kalındığı yıllardır. Türkiye kapitalizm yönünde bilinci tercihi ve plansız kalkınası sonucu doğal olarak görülmesi gereken göçün hızlı bir ivme kazandığı ve gelen bu göçmenlerin yeni yerlerine karşı göstermiş olduğu tepki.

 

Köyden kente gelenler hemen kent kültürünü kabul etmedi, kendi gelenek ve göreneklerini şehir çevrelerinde oluşturmuş olduğu varoşlarda sürdürmeye devam ediyorlardı. O sokaklardan üniversiteye doğru geçen gençlik ise kendi tepkilerini bir şekilde örgütlemeye doğru gitti. Bu örgüt o dönemde popüler örgütlenme olan Dev Genç içinde gösterdi. Dev Genç içinde topluma karşı hoşnutsuzluk ve tepki belli bir şekilde kanalize oldu. Ve bu hareket genişledi. Kapitalizme karşı tepkici olanlar, kapitalizm üstü ilişki ağılarını yakalayamadı, fakat feodal ilişkilerin daha farklı versiyonları yaşam buldu. Erkek kadın ilişkilerinden tutun, imece usulü yaşam ve yardımlaşma birer feodal ilişkinin ürünüydü. Yeni bir yaşam ve duruş ortaya getirecek bir örgütsel ve kültürel birikime sahip değildi. Dev Genç daha çok popüler bir davranış geliştirerek, o tepkileri kendi içinde değiştirdi. Fakat bu değişim ilerici bir görünüm ortaya getirdi mi?

 

Eğer getirmiş olsaydı 68 kuşağı ve onlarının çocuklarının duruşu ve yaşam şekilleri bu kadar gerici olamazdı. Demek ki, sonuca baktığımızda 68 hareketi ülkemize yeni bir yaşam biçimi ortaya çıkaramamış, popüler davranışı sonucu ilerici unsurlarında feodal ilişkiler içinde erimiştir. İnsana önem veren, insanı yücelten ve yaşamı savunan duruş yerini daha radikal söylemeler ve davranış biçimlere bıraktı ki, o 68 gençliğinin Dev Genç’i hiç bir zaman o eski gücüne erişemedi. 78 ve daha sonra radikalizm içinde Dev Genç kendi kendi yok etmiştir. Bugün adı Dev Genç olan bir çok örgütsel çatı olmasına rağmen, hiç biri kitselleşememiş, özgürlük ve kendi yaşamını ortaya koyamamıştır.

 

Bu 68 Dev Genç hareketi ülkemizdeki kapitalizmin gelişimi ve ona karşı geliştirilen bir tepkinin gençlik içinde ürünü olduğunu söylemek abartı olmasa gerek!

 

Gelişen kapitalist ilişki içinde kendilerine uygun yaşam alanı bulanlar, zaman içinde tepkisel hareketlerden kendilerini çekmişler ve daha tutucu bir tavır izler hale gelmişlerdir. Kendi güvenlikleri saldırı konumuna gelmediği sürece, varoşlardaki yaşam heterojen bir yapı sergilemeye devam etmekte ve tepkilerini farklı biçimlerde ortaya koymaktalar. Bu sessiz çoğunluk olayları ya olduğu gibi kabul edip boyun eğmiştir ya da şikayetçi olanlar kendilerini daha az radikal olan davranışlar içinde bireysel tavırlar geliştirmeye başlamıştır. Bireysel kurtuluşun daha önemli olduğunu vurgulayan liberal ekonomi politikanın hayat içinde biçimlenmesi sonucunda daha çok günümüzde yaşadığımız insan profili ortaya çıkmıştır. Günümüzde her koyun kendi bacağından asılır mantığı daha kabul görmektedir. İşini kaybetmemek için her türlü haksızlığa karşı sessiz kalmak tavrını bilinçli olarak geliştirmiştir. Bir an önce köşe dönmek içinde, küçük mafya şeklinde örgütlenmelin teşvik edilmesi sonucu da, toplumsal olması gereken tepkilerin cılızlaşmasını beraberinde getirmiştir. Kapitalizm kendini koruyabilmek için her türlü aracı çok iyi bir şekilde kullanmaya devam etmektedir.

 

Aynı durum ise Kürt hareketi içinde geçerlidir. Kürt hareketi dikkat edilirse, cumhuriyetin kuruluşundan Özal dönemine kadar en az etkilenen bölge olan Kürdistan içinde gerektiği kadar kitleselleşememiştir. Özal döneminin yaratmış olduğu gelişim hızı, kapitalist ilişkilerin oraya girmesi ile birlikte geleneksel oluşmuş olan ilişkilerin parçalanması ve bundan rahatsızlık duyan kapitalizm dışı unsurların tepkisinin örgütlenmesidir. 68 Dev Genç hareketi, 83 PKK olarak o bölgede kendisini örgütledi. Dev Genç’te olduğu gibi feodal yaşam tarzının yeni bir biçime bürünmesi olarak görebiliriz. Gelişen kapitalizme karşı, orada yaşayanlar kendi tepkilerini gelişen teknolojiye ve kapitalist alt yapıya doğru saldırgan bir tavır izlediler. Aynı tavır biçimi her şeyi ret eden ve kapitalizm dışında kalan tüm hareketler içinde geçerlidir. Kapitalizme karşı direniş geliştirenler, geldikleri feodal ilişkileri biraz değiştirmiş ama asıl itibari ile feodal ilişkinin bir değişik yansımasıdır. feodal ilişkileri örgütleyen yapılar, halkı değiştireceğine kendi var oluş amaçlarının dışında başka bir yapıya bürünmüş, popülist bir davranış geliştirmiştir.

 

Sonuç olarak gerek PKK, gerek Dev Genç çıkış amaçları ve hedefleri farklı olmasına rağmen, iki ayrı coğrafyada aynı sonuç ile karşı karşıya kalmıştır.

 

Kapitalizm dışı ve toplum ile uyum sağlayamamış huzursuz toplulukları örgütlemişler, fakat örgütledikleri sandıkları toplum onları kendilerine benzetmiştir.

 

Fransa da yeni bir dalga gelişiyor, bakalım bu dalga kapitalizme karşı tepkiyi nasıl örgütleyecek?

Çünkü orada tepki eylemleri başlayanlar temel olarak bu sistemden rahatsızlık duyanlar olması tesadüfî değildir.

 

Geçmişten ders çıkarıldı mı?

 

Bunu yaşayarak göreceğiz!

 

Yukarıda anlattığım olaylar belli bir dar bakış açısından yaklaşılmıştır, geniş ve kapsamlı bakıldığında elbette Dev Genç ve PKK hareketlerinin gelişimini etkileyen birçok sosyal gelişme etkin olmuştur. Ben var olan söylemlerin dışında kalan, fakat önemsenmesi gereken bir yerden da bakmaya çaba gösterdim.  Tepkisel hareketleri örgütlemek için çıkanlar, örgütleyeceği kesimin içinde popüler davranışları sonucunda başlangıçtaki amaçlarının çok dışına düşmelerinin ve zaman içinde yok olmalarının anlaşılması açısından baktım. Aslında hiçbir hareket yok olmuyor, daha doğrusu marjinalleşmeleri kelimesini kullanmak doğru olur.

 

14.03.2006

ismail cem özkan

0
0
0
Yorum Yaz